Avrupa ve Dünya HaberleriBilim & Teknolojiİsviçre Haber

İsviçreli Araştırmacılardan Dünyanın Sonu Analizi

İsviçreli Araştırmacılara Göre Dünyanın Sonunun Beklenenden Çok Daha Çabuk Gelecek

İsviçreli Araştırmacılar Dünyanın Sonunun Beklenenden Çok Daha Çabuk Geleceğini Öne Sürdü.

İsviçre‘de yapılan bir araştırma Dünya‘nın iç kısmının beklenenden daha hızlı bir şekilde soğuduğu sonucunu ortaya koydu.

Araştırma sonuçlarına göre Dünyamız, Merkür ve Mars gibi daha önce düşünülenden çok daha hızlı bir şekilde inaktif olacak.

Dünya evredeki milyarlarca galaksinin aksine aktif durmada. Ancak bu durumun sonsuza kadar sürmeyeceği bir sır değil.

İsviçreli Araştırmacılar

Dünyanın Sonu Çabuk Gelecek

Ancak İsviçreli Bilim insanları yürüttükleri araştırmalarda bu kaçınılmaz sonun sanılandan daha hızlı gerçekleşeceği sonucuna ulaştılar.

ETH Zürih‘te görev yapan bir grup bilim insanı Dünya’nın mantosu ile dış çekirdeği arasındaki sınırı oluşturan Bridgmanit‘in termal özelliklerini inceledi.

Çalışma kapsamında Dünya’nın iç kısmının beklenenden daha hızlı bir şekilde soğuğu anlaşıldı.

İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre, bu ısı kaynaklı levha tektoniğinin beklenenden daha hızlı yavaşladığı anlamına geliyor.

Başka bir deyişle Dünya evrendeki milyarlarca gezegen gibi daha önce düşünülenden çok daha hızlı bir şekilde ölecek, ve yaşamın mümkün olmadığı bir gezegen halini alacak.

NASA TARİH VERDİ

NASA’da araştırma yapan bir ekip artan Güneş radyasyonu nedeniyle Dünya’da yaşamın bir milyar yıl sonra yok olacağını hesapladı.

Bir araştırma ekibi Güneş’in zamanla Dünya’daki oksijeni tüketerek yeryüzünün yaşanamaz hale geleceğini tespit etti.

Araştırma ekibinin sonuçlarına göre Dünya’nın sonunun gelmesine bir milyar yıl var.

Yayımlanan makalereye göre, Güneş ışınları nedeniyle yerküre oksijenleşiyor. Ancak oldukça yavaş olan bu süreç günlük yaşamı etkilemiyor.

Yapılan modellemede günümüzden tam 1 milyar yıl sonra yani tarihler 1,000,002,021’i gösterdiğinde oksijen miktarı yaşanamayacak seviyelere inecek.

Araştırma ekibinden Kazumi Ozaki, geliştirdikleri modeli 400 bin kez çalıştırdıklarını söyledi.

Dünya yaklaşık 2.5 milyar yıl önce oksijen zengini bir gezegen olmuştu.

Oksijensizleşmeye bir milyar yıl var ancak insanlığın önündeki en büyük tehlike küresel ısınma ve beraberinde getirdiği iklim değişikliği.

Kovid-19’un getirdiği kısa süreli normalleşme etkisini yitirdi. Karbon salınımı Kovid-19 öncesi dönemlere geri döndü.

Dünya sanayi öncesi döneme göre 1.5 derece daha sıcak.

Dünyanın Sonuna Dair Komplo Teorileri (br.de)

Dünyanın ardındaki Dünya

Dünyanın sonu fantezileri komplo teorilerine inananların dünyasında her zaman önemli bir rol oynamıştır. Christian Schiffer dediğine göre, bunun nedeni, bu kişilerin “dünyanın ardında bir dünya olduğuna inanmalarıdır.” Kendisi Bayerischer Rundfunk’un ağ uzmanıdır ve komplo teorileri hakkında bir kitap yazmıştır. Komplo teorisi ideologları için sadece gördüğümüz bir dünya değil, aynı zamanda farklı ve gizli bir dünya vardır ve burada kesin kötülük hüküm sürmektedir.

Komplo teorilerini anlatanlar, siyasilerden, ekonomi liderlerinden ve dünya genelinde etkili olan insanlardan oluşan bir ağın var olduğuna inanıyor. Bunlar gücü ellerinde bulundurup ve her şeye yön verip kendi büyük planlarını gerçekleştirmek isteyen gizli bir Elit grupmuş.

Bu anlatılanlara inananlar özellikle QAnon ve Great Reset komplo teorisi taraftarlarıdır. Bu iki hareket, görüşlerinde ve hedeflerinde tamamen ortak değiller ama ortak oldukları yönler mevcut.

Christian Schiffer’in belirttiğine göre, dünya elitinin peşinde olduğu bir komploya inananlara göre, bundan kaçmak için ancak bir yöntem bulunuyor: “Herşeyi yok edecek dünyanın sonu.” Geriye sadece doğruya ve iyiye her zaman inanmış ve bunu temsil etmiş olanlar kalacakmış. Yani bu anlatılanlara inananlar. Kurtarıcı ve temizleyici bir fantezi olarak dünyanın sonu, komplo teorileri inanışında mecburi bir mantığı bulunuyor. Zira komplocular, gizli hükümet ve derin devlet, burada ve şimdi yenilmez bir durumdadır. İnanışa göre dünyanın sonu, dünyayı bu elit gruptan kurtaracakmış.

10 günlük karanlık

Heyecanla yanıp sönen üçgenin yer aldığı Telegram haberinde şunlar da yazıyor: “Derin devlet ağlarının komple çökmesi. Ondan sonra en az 10 günlük karanlık.” 10 gün boyunca her yer karanlık olacakmış. Ya da bir başka kullanıcının yazdığı gibi: “10 Days of Darkness başlayabilir.”

“10 günlük karanlık”: Komplo teorilerine göre dünyanın sonu böyle başlayacakmış. Bunu anlatanlar kıyamet gününden bahsetmiyor ama. Dünyanın sonu, felaketlerin ama aynı zamanda bir temizliğin dönemi olarak görülüyor, diye anlatıyor Christian Schiffer.

Karanlık eşittir iç savaş, diye inanıyor bazıları

Josef Holnburger komplo teorileri uzmanı ve CeMAS’ın (Monitoring, Analiz ve Strateji Merkezi) eş müdürü. #Faktenfuchs ile yaptığı konuşmada, “Kehanet ettikleri, dünyanın sonu değil ama ona yakın bir şey. “

Bu 10 günlük karanlık komplo teorilerine göre iç savaşın olduğu, savaşa benzer durumların yaşandığı ve orduların sokakta yer aldığı bir zaman olacakmış. Bir “İntikam Zamanı” yaşanacakmış, diye anlatıyor Holnburger bu komplo teorisi hikayelerini. İntikam belirli kişilerden alınacakmış. Bu kişiler komplo teorilerine göre gizli dünya hükümetinde yer alan kişilermiş. Örneğin Hillary Clinton, Barack Obama ve Bill Gates, Rockefellerlar veya Rothschildler.

QAnon Hareketinin isteğine göre, bu kişiler iç savaş sırasında hesap verecekmiş. Holnburger’e göre bu kişilerin arasında Yahudi asıllı kişilerin yer alması bir tesadüf değil. Komplo mitleri özellikle bu konuya odaklanıyor. Bu yüzden Holnburger QAnon hareketini tehlikeli buluyor: “Çünkü yapısal olarak Yahudi düşmanıdırlar.”

Hedefler: Yahudi düşmanı, antidemokratik, ırkçı

10 günlük karanlığın ardından komplo teorisi taraftarlarının inanışına göre dünya temizlenecek ve büyük uyanış başlayacak, yani “The Great Awakening”. Holnburger’e göre, bunlar dünyanın nasıl tekrar kurulacağına dair antidemokratik ve ırkçı düşüncelere uyuyor. Holnburger: “Her halkın kendi ülkesinde yaşayacağına dair düşünceler dolaşıyor ortalarda, yani bir kan ve toprak ideolojisi.”

QAnon’da bahsedilen “The Great Awakening” önceki ABD başkanı Donald Trump’ı bir kurtarıcı olarak görüyor. Trump sadece ABD’de değil, Almanya’da da bir lider rolü üstlenecekmiş. Bu ideolojinin karanlık yönüyse: “Buna bağlı olarak insan şeklini almış olan kötülük yok edilmiş olacakmış.” Bu insan düşmanı yön ise bu ideolojinin tehlikeli yanı, diyor Holnburger. “Gerçekten de konu, bu dönemde insanların öldürülmesidir.”

Hatta Schiffer, dünyanin sonu hikâyelerine bağlı olarak bir “iç savaş özleminden” bahsediyor. Bazı taraftarlar bu döneme somut olarak hazırlanıyormuş, örneğin silah satın alarak veya erzak depolayarak.

İşaretler, her yerde işaretler

Christian Schiffer şöyle diyor: “Dünyanın sonunu ve 10 günlük karanlığı beklerken öyle bir dönemin geleceğini işaret eden her türlü işaret yorumlanmaya çalışılıyor.” Örneğin Kuzey Ren-Vestfalya ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde meydana gelen sel felaketi de buna bir işaret olarak yorumlandı. “Facebook’un çökmesi de böyle yorumlandı. Evet önemli bir olaydı ve internetin bazı kısımlarını da etkiledi. Ama birçok kişi için dünyanın sonu anlamına da gelmedi.”

Hüsran büyüyor ve onunla birlikte tehlike de

Peki tüm bu işaretlerin yanlış olduğu ortaya çıkınca ne olacak? Facebook’un çökmesi birkaç saat sürdü ama 10 günlük karanlık görüldüğü üzere henüz başlamadı. Bunlar hüsran anlarıdır, diyor CeMAS’tan Josef Holnburger ve bu kesimlerde buna benzer hüsran anları son zamanlarda sıkça meydana geliyormuş.

Buradaki tehlike taraftarların radikalleşmesidir. “Bu durumda belki de 10 günlük karanlığı başlatmak için kendileri devreye girmek isteyeceklerdir” diyor Holnburger. Ocak 2021’de meydana gelen ABD başkenti Washington D.C.’de yer alan Kapitol saldırısında 5 kişi hayatını kaybetti. 2020’in yaz aylarında da Berlin’deki parlamento binasına girmeye çalışıldı ve az kalsın insanlar binaya girebilecekti.

Holnburger’e göre, bu kesimlerin başlangıç anı olarak yorumladıkları her olayda sesler yine yükselecek. Her sefer şu 10 günlük karanlık için seferberlik ilan edilecek. Bu, rastlantısal bir terörizm olarak tarif edilebilir: “Bir gün bir kişi kendisi bu işi ele alacak.” Christian Schiffer rastlantısal terörizmi şöyle tarif ediyor: “Tek bir kişinin değil de bütün bir grubun radikalleşmesidir. Onların hedefi de bu gruptan bir kişinin kırmızı çizgiyi aşması, silaha sarılması ve bir katil olmasıdır.”

İkinci büyük “topluluk” Almanya’da

Bu grupları düzgün bir şekilde takip edebilmek çok zor, çünkü çok büyükler. ABD’de Public Religion Research enstitüsünün yaptığı bir araştırmaya göre, halkın %15’i QAnon hareketinin düşüncelerine katılıyor. Aynı araştırmaya göre her beş Amerikalıdan biri (%20), yakında güçlü elit grupları temizleyecek ve hak eden liderleri ortaya çıkaracak bir fırtınanın meydana geleceğine inanıyor.

Holnburger’e göre Telegram’daki en büyük İngilizce konuşulan QAnon kanalının 330.000 üyesi, Almanca konuşulan kanalın da 150.000 üyesi bulunuyor. Almanca konuşan taraftarların sayısı çok yüksek ve bu da Holnburger’e göre korkutucu. “Orada olanları iyice takip etmeli ve bu insanların radikalleşme durumlarını nasıl yine geriye döndürebileceğimizi düşünmeliyiz.”

Sonuç

Sosyal platformların bir süreliğine kapanmasını bazı komplo teorisi çevreleri bir işaret olarak yorumladılar. Buna göre 10 günlük karanlık başlayacaktı. Bu dönem dünyanın sonunun başlangıcına işaret ediyormuş ve böyle bir dönemden sonra büyük bir uyanış olacak ve daha güzel, daha iyi bir dünya başlayacakmış.

QAnon hareketinin taraftarları 10 günlük karanlık olarak bir iç savaşı görüyorlar ve bu iç savaşta elit gruplar öldürülecek, zira bunlar gizli bir dünya hükümeti ile kendi hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar. Gerçekten de Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın kapanması birkaç saat sürdü ama şiddetli ayaklanmalara sebep olmadı. Uzmanlara göre komplo teorisine inananların bu tür “hüsran anları” onların daha da radikalleşmesi ve artık silaha sarılmaları tehlikesini barındırıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu